Tasarımda Negatif Alan ve Dinginlik
Tasarımda her zaman bir şeyler ‘eklemek’ gerekmez; bazen en güçlü mesajı, en az öğeyle veririz. Bu kare, dinginliğin görsel bir manifestosu gibi.
Gökyüzündeki yumuşak lavanta ve mavi tonlarının suya yansıması, doğanın kendi elleriyle hazırladığı kusursuz bir gradient (renk geçişi) sunuyor. Kıyıda tek başına duran sandal, izleyiciye bir odak noktası sağlarken, çevresindeki geniş boşluk tasarımda ‘negatif alan’ kullanımının önemini hatırlatıyor. Karmaşadan uzak, sadece renklerin ve formların konuştuğu bu sahnede, gözü yoran hiçbir kalabalık yok.
Projelerimde de bu fotoğraftaki gibi; izleyiciyi boğmayan, nefes alabileceği alanlar bırakmaya ve renklerin duygusal gücünden yararlanmaya odaklanıyorum. Çünkü bazen en gürültülü mesajlar, en sessiz görüntülerde saklıdır.